Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Özel Arama
 
Ağu
19
    
ays1938 | 19 Ağustos 2008 14:38 | 0 fav | etiket: , , , ,  
Özel Arama

Kış daha gelmeden çocuklarınız için güzel el örgüsü şapka örnekleri... Beğenize sunuyoruz...



 
Ağu
19
    
ays1938 | 19 Ağustos 2008 14:35 | 0 fav | etiket: , , ,  
Özel Arama

Kış daha gelmeden çocuklarınız için güzel el örgüsü patik örnekleri... Beğeninize sunuyoruz...



 
Ağu
19
    
ays1938 | 19 Ağustos 2008 14:31 | 0 fav | etiket: ,  
Özel Arama
Bir bahar sabağında çıktı karşıma

Gözlerindeki o ışık varya o bile yetti beni sarmasına

Ardındaki sevdalar artık yoktu sevinçti ,aşktı çocuktu İMGE

Beklenilen,sevgiye aç doğmamış bir bebekti İMGE

Hasret ona olan uzaklıktan çok onu yakan güneşin kendisiydi

İmge benim gökkuşağım onun ise yeganesiydi

Şimdi daha iyi anlıyorum bu duyguların kendi yaşamımda canlanmasını

İmge artık doğmuştu ve adını annesi koymuştu

Umut,sevda ve aşk bi zincirse İmgede onu saran düğümleyendi.

Bende seviyorum artık doğruyu bende görüyorum  

Aşk değil biliyorum ama inadına büyütüyorum İmge bebeği :)



 
Ağu
19
    
Özel Arama

son göç bu gidiyorum
mektuplarınız karşılıksız kalacak artık...
bu şehre sığmıyor düşlerim
alışınca suskunluğa
buluyor beni de yüreği kavruk şair duruluğu
kendime yaklaştıkça tek kalıyorum
tüm ziyaretçilerim kapıdan dönecek artık...

uzun, ince bir yol var
bende başlayıp bende biten
gencecik bir bahar özlemiyle
kuşlara özeniyorum...
bu ayrılışlar bekleme yorgunluğumdur benim
şimdi mavi bir ikindide unutmuşken
bu yaşanmışlığı
bilmesem ne olur öykülerin bitişini
kuşlara özeniyorum
tüneğimi terkediyorum...

akşam olur gibi çekiliyorum
anısı sıcak sokaklardan...
tükettim ilkyazdan aşırdığım sevinçleri de
yürüdükçe eskiyen bir ömrüm
bakıldıkça kırışan bir yüzüm var
yıpranmışlığımı örten ne kaldı ki burada?..

evinden ayrılan bir gelinin hüznü gibi
yine de dönüp arkanı gitmek
ve sebepsiz suçluluk duygusu yok mu?
bu biletin elimde titremesi
son bakışın ezikliği...
oysa geldiğim gün gibi bu şehir
hala hiçbir albümde hatıra fotoğrafım yok
su gibi gidiyordum
su gibi dönmeyecektim...



 
Ağu
19
    
Özel Arama


Sana bir şarkı daha yapacağım
Adı unuttum seni olacak
Belki de kimseleri aramıyorum
Tanrım bu yaraları kim saracak”



Sonu gelmeyen bir masala beraber koyduk son noktayı. Teker teker kapattık mutlu günlerin sayfalarını… Sevgilerimizi kalbimize,kalbimizi içimize gömdük...

Kalbimizin ne dediği kimin umurundaydı… Böyle olması gerekiyordu başkalarına göre. Böylesi bizim için en iyisiydi. Biz neden bunun farkında değildik.

Eğer iyi olan buysa neden felç olmuştu sol yanımız? Gözlerim neden uykuya hasret kalmıştı? Ben neden sigaraya başlamıştım? Sen neden gülmüyordun eskisi gibi gözlerinle?

Son sözümüzdü ;

“BİTMEYECEK” demiştik… Ve bitmedi işte…


“Karşımda resmin duruyor
Günlerim sensiz geçiyor
Bir ömür böyle nasıl sürecek

Dayanamıyorum
Zaman nasıl hızlı geçiyor
Gözlerim dolu dolu oluyor
Saatlerce seni izlemeye doyamıyorum”

Bu masal da fazla sürmedi. Sen başrol oynayamayacak kadar beceriksiz birisin kabul et bunu. İşte bitiyor hayatında kim bilir kaçıncı hikâye.

Yine başaramadın… “Bitiyor” dedin. “Bitkisel hayatımızdan o cıvıltılı günlerimize geri dönelim.” Hiçbir şey eskisi gibi değildi. Ben bile… Ve hiçbir şey eskisi gibi olamazdı zaten…

Geri geldin. Seni deli gibi özlerken yoktun. Yalnız ağladım *******i. Yağmurda yalnız ıslandım. Tek başıma yaşadım seni.Yürüdüğümüz karlı yalnız gezdim. Üşüdüm yazın ortasında.

Sol tarafımda hep bir sızı taşıdım en içten kahkahamı
attığımda.

Ama seviyorum işte… Yapabileceğim bir şey yok… Bende özledim seni, eski günleri… Ama dedim ya hiçbir şey eskisi gibi değil ve olamaz… Kalbim sen diye bağırsa da mantığım buna el vermiyor… Affet…


“Şimdi kalbimi mi beynimi mi dinleyim
Anlamadım ki ben simdi neyleyim
Seni çıkarıp içimden atamıyorum

Hayır hayır ama artık olmaz
Bundan böyle yerin dolmaz
Seni çaldığın kalbime gömüyorum”

Sensiz belki de hiç gülmeyeceğim hayatımda. Bir daha “sen” olmayacak dünyamda.

aşk

Ben alıştım bu acıya


 
Ağu
19
    
ays1938 | 19 Ağustos 2008 14:23 | 0 fav | etiket: , ,  
Özel Arama

Seni seviyorum...
Çünkü her sabah kalktığımda

    Bir günü daha seninle geçirecek olmanın mutluluğunu yaşatıyorsun bana...

         Ben güne seninle başlıyorum...

Ve hergün gün hayatı yeniden keşfediyorum...

       Seni seviyorum...
Çünkü gökkuşağının her tonunu gölgede bırakan

         en parlak renksin sen... 
Herşey senin rengini taşıyor...

       Ve benim için ancak o zaman anlamlı oluyor.

           

   Seni seviyorum...
Çünkü soğuk günlerde içimi ısıtan meltemsin...

Sıcak günlerde içime ferahlık veren kuzey rüzgarı...

 İliklerime işleyerek esiyorsun...

           

     Seni seviyorum...
Çünkü herşeyde sen varsın...

 Nasıl olmayacaksın ki?

     Sanki sen doğduğumdan beri içimdeydin...

     Yüreğimin en derin köşesindeydin...

    Sanki ortaya çıkmak için beni bekliyordun...

    Ve ben orada olduğunu farkedince hakettiğin yere çıkardım seni...

           

Seni seviyorum...
Çünkü hep benimlesin...

Seni görmem için yüzüme bakmam gerekmiyor... 
Gözümü kapatsam oradasın...

   Gördüğüm her yüz aslında sensin....

           

Seni seviyorum...
Çünkü gözlerinin içindeki binlerce yıldız gecenin karanlığını delip geçiyor...

Sen bana bakarken ben kendimi yıldızlara bakıyor gibi hissediyorum...

O yıldızların parlaklığında kaybediyorum kendimi...
Gözlerim kamaşıyor ama şikayetçi değilim aydınlığından...

Güneş doğmasa, yıldızlar kaybolmasa diyorum...

Ama biliyorum ki güneşim de sen olacaksın gecenin sonunda...

Bu kez daha parlak, daha aydınlık çıkacaksın karşıma...

           

Seni seviyorum...
Çünkü saçların ellerimin arasında kayıp giderken 

Dünyadaki cenneti bulmuş gibi hissediyorum kendimi...

Cennetin sahibi sensin...

Ve biliyorum ki sadece izin verdiklerin girebilir o cennete...

Ben o cennette kalmaya kararlıyım...

           

Seni seviyorum...



 
Ağu
19
    
ays1938 | 19 Ağustos 2008 14:21 | 0 fav | etiket:  
Özel Arama
 

trende biletsiz sevdalar vardı
vagonlar kaçaklara göz yumarlardı
aksada yüreklere kar pınarları
sevdanın arkası var ardı bahardı

istanbul ağlıyor sen ağlıyorsun
hadi git git artık [sevdiğin bekliyor] ne duruyorsun
yolcular hep kaçak bizse tutuklu
gözler ağlıyor tutkulu çocuksu

yıldız avlarım göğün mavisinde
her dem bakışlarını gözlerinin deryasında
pusu duran ellerimi sana tuzaklarım
her tetik düşürdüğünde gözlerin ölüme az kalır
yalnız gördü ya gelir bende kalır yalnızlık uzar geceler
istanbula yağmur yağar karla karışık
karı ayıklar yağmur kokularını alırım koynuma
ot koyarım göz ucuma anlarım yine yangın yine hasret
yıkanan istanbuldan düşen payıma
bi de yüzünün giderken ki ıslaklığı

gül damlası düşmüş ateş yurduydu
dağlara dil uzatan narlı kuyuydu
yağsada gönüllere gam geceleri
ceren yarasında aşk [dert] büyütürdü

istanbul ağlıyor ben ağlıyorum
hadi kalk gel artık dayanamıyorum
yolcular geldiler sen yoksun içinde
yüreğim can veriyor acılar içinde



 
Ağu
19
    
Özel Arama


Aşk, ancak şiirle dönüşür sanata.
Tununacak bir dal varsa, ne ala…
Onu da, sen bulacaksın karanlık ormanda.
Dikkat et… Ararken…
İblis yüz görümlüğü istemez, aniden giriverir kanına.



Sonra gelip de,
yatıp uyumak istersen bu harap evimin yatağında,
tutunduğun dalı sakın bırakma…
Ve… Bilesin ki…
Bu son fırsattır, sevda yastığıma baş koymaya.

Gel bakalım çek, saten çarşafı başına…
Görürsen rüyanda beni,
bana benden selam söyle mutlaka.

Söyle, uyusun ak alınlı bir ninenin dizlerinde,
görsün rüyasın da seni…
O da sana senden selam söylesin,
öpsün dudaklarından, kiraz tanesi öper gibi.

Bir kır çiçeği bulup diksin, kendi yüreğine.
Sulatsın,
üstünde ki o hüzünlerini ıslattırmadan
donsuz gezen kondu çocuklarına.

Sevdanın her rengini yüklensin de sırtına,
taşısın yavaştan, renklerin hiç silinmediği meydanlara.

Söyle…
Meydanlarda boynu dik yürüsün…
Alnı ak,
elleri beyaz,
renkleri berrak.
Gözlerinde ki mavi,
O meydanı yakacak kadar sıcak.

Söyle…
Sabaha doğru…
Serin olur kuzey yanları, dikkat etsin,
kalksın sol yanın dan.

Alsın üzerine sade bir hırka,
varsın,
varmanın mümkün olmadığı yerlere,

Sonra sen de uyan,
Şaşırma bundan böyle yörüngeni…
Yazamazsan kendi seyir defterini
ve
kalamazsan iki ayağının üzerinde…

Unutma beni… Onun sevdasına daya hücrelerini.
Tut…
Hadi Tut…
Zemheride bilsen, ne sıcacıktır elleri…


 
Ağu
19
    
ays1938 | 19 Ağustos 2008 14:11 | 0 fav | etiket: , , , ,  
Özel Arama
theroleoftheheartbygegepg0
Şu ayrılık ne garip şey
Bak her hangi bir şairin yüz şiirine
Doksan dokuz tanesi ayrılık üzerine
Şair miyim? Değil miyim? Bilmiyorum ama
Ayrılık olmasa dökülmezdi bu kelimeler mısralara

Şu ayrılık ne garip şey
Ağlatır adamı ulu ortalarda bebekler misali
Anladığın bir lisan vardır, oda duvarların dili
Ayrılık olmasa kim dolduracaktı gece sokakları
Ölüm Allah’ın emri de, ayrılık başkasının mı?

Şu ayrılık ne garip şey
Bütün insanların mazisi ayrılıklar üzerine kurulu
Onunla anlamlı mutluluk, onda gizli yaşama umudu
Ayrılık olmasa insanın değeri nasıl bilenecek
Elbette önce ayrılık sonrada sevinç gelecek

Şu ayrılık ne garip şey
Bir çift gözün manası onun ahenginde saklı
Ellerinin ne işe yaradığı onunla anlamlı
Ayrılık olmasa kaçımız aşkı tanıyacaktık
Ayrılıkla biz sevdalandık, ayrılıkla ağladık

Şu ayrılık, ah be ayrılık, nasıl bir şeysin
Yokluğunla şüphesin, varlığınla delirtirsin
Sen olmasan el alem vuslatı neylesin
Ayrılık olmasa olmazdı çaresizlik, kin
Hayatımızın tamam mı zaten inan ki sensin
Bir ayrılığın sırtından in,
Diğer bir ayrılığın sırtına bin

Ah be canım ayrılık sen ne garip bir şeysin


 
Ağu
19
    
ays1938 | 19 Ağustos 2008 14:04 | 0 fav | etiket: , , , ,  
Özel Arama



Sevmiştim seni…
Bana bir gülüşünle, bir bakışınla unutuverirdim bütün acılarımı…
Sadece sen olurdun hayatımda.
Nasıl bir aşktı bu?…
Ne vardın, ne de yok!…
“Sensizliğin” hüküm sürdüğü karanlık ve eski bir limandayım şimdi.
Karanlık hücreme ışık olsun diye cama gözlerini çiziyorum dudaklarımla…
Sonra tebessüm eden yüzün geliyor aklıma, yüreğim acıyor.
Yağmurlar yağıyor şehrime, boş caddeler yalnızlığa teslim.
Çaresizlikler içinde sokakları geziyorum, sensiz bakıyorum denizin derin dalgalarına.
Üşüyorum, yüreğimde üşüyor.
Sonra geliveriyorsun aniden, seninle güneş doğuyor şehrime, her yer yine sıcacık.
Gelişlerinse, hep gidişlerine gebe.
Sana her kavuştuğumda, sevinmek bile korkutur oldu beni.
Son defa değil bu vedalar, biliyorum gideceksin yine…
Yalancı sevdalara kanıp, esen rüzgarlara aldanıp gideceksin.
İçinden geçeni okuyor gözlerim, bu defa hazırım.
Sus! Konuşma gideceksen, yalanlar çare değil bana, acıtma kalbimi mevsimlik sevmelerinle.
Ardına bakmadan git bu defa!
Hiçbir söz söylemeden, yüreğimdeki temiz aşkı, yalanlarınla kirletmeden git ki,
Bu da yaşayabileceğin en son gururun olsun!