| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Özel Arama
 
Sep
26
    
Özel Arama
ERGUN BABAHAN
Tüm dünya büyük bir ekonomik krizin pençesinde kıvranırken Türkiye yine içine kapanıyor.
Evet Cumhurbaşkanı Gül, New York'ta Birleşmiş Milletler toplantılarına katılıp dünya liderleriyle görüşüyor.
Dışişleri Bakanı Babacan Ulusal Program üzerinde çalışıyor.
Bunlar doğru ama yine de bir içine kapanıklık, reformlarda bir duraksama hissi var.
Tıpkı ağızdaki acı tat gibi.
Kaynağını bilemiyoruz ama hissediyoruz.
Türkiye, Güneydoğu sorunundan Alevi sorununa, birçok alanda atması gereken adımları atmıyor, atamıyor.
"Terörle yaşamayı öğrenmeli, terörle mücadele bir günde bitmez" diyorlar bize.
Biz de onlara "Terörle mücadele ederken de reformlar yapılabilir, bölgede demokrasiyi güçlendirici girişimlerde bulunulabilir" diyoruz.
Aleviler konusu ise hiç yokmuş gibi davranılıyor. Yeniden sorunları görmezden gelme, yok sayma dönemine girdik sanki.
"Ramazan Bayramı mı, Şeker Bayramı mı demeliyiz"i tartışıyoruz ama cemevlerinin durumunu gündeme bile almıyoruz.
Aleviler kendi cemevlerine "ibadethane" diyebilecek mi, diyemeyecek mi?
Bu ciddi ve önemli bir sorun.
Biz görmezden gelsek de bu ülkede ciddi bir Alevi nüfusu var ve onlar devletlerinden kendi statülerini belirlemesini istiyor.
Halı altına attığımız sorunlar yok olmuyor, toplumsal bir yara haline geliyor.
Bu ülkede siyasetin ve siyasetçinin görevi sadece Avrupa Birliği yolunda reformlar yapmak olmamalı.
Halkının temel sorunlarını dış baskı olmadan çözebilmeli siyaset kurumu.
Muhalefetin de ne yazık ki gündeminde bu konular yok.
Oysa CHP Alevilerin yıllardır tercih ettiği bir parti.
Ama konu Aleviler olunca CHP de en az AK Parti kadar duyarsız olabiliyor.
Evet, iki milletvekilinin Meclis çatısı altında birbirine küfür ve hakaret etmeden birtakım yolsuzluk iddialarını tartışması çok medeni bir davranış.
Demokratik olgunlukta epey yol aldığımızın bir göstergesi.
Keşke her ay böyle ikili tartışmalar için bir araya gelip yukarda saydığım türden sorunların nasıl çözümlenmesi gerektiği konusunda kafa yorabilselerToplumun birikmiş sorunlarını çözme kabiliyeti olmayan bir siyaset ne işe yarar tartışılır.



 
Sep
19
    
Özel Arama
Dolunay Soysert, babasına inat başladığı oyunculuk yolunda son sürat ilerliyor.

DOLUNAY SOYSERT FOTOĞRAFLARI

Birçok dizide ve sinema filminde rol olan Dolunay Soysert, babasına inat başladığı oyunculuk yolunda son sürat ilerliyor. Buna rağmen "popülarite" denince irkilen oyuncu, "Hayır, popüler olmak istemiyorum" diyor.

Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,/belini sarmayalı,/gözünün içinde durmayalı,/aklının aydınlığına sorular sormayalı,/dokunmayalı sıcaklığına karnının./Yüz yıldır bekliyor beni/bir şehirde bir kadın./Aynı daldaydık, aynı daldaydık./Aynı daldan düşüp ayrıldık./Aramızda yüz yıllık zaman,/yol yüz yıllık./Yüz yıldır alacakaranlıkta/koşuyorum ardından."

Nedense beynimin içinde Nazım Hikmet’in "Hasret" şiirindeki bu dizeleri dolaşıyor. O kadın Piraye... Piraye, Dolunay Soysert.  Ve doğal olarak aklım güzel bir oyun oynuyor bana, Piraye rolündeki Dolunay’la.

BABAMA İNAT OYUNCU OLDUM

Piraye’ye mi gidiyorum? Dolunay nerede? Dolunay kim?

"Aslında çok gezmiş bir ailenin çocuğuyum. Babamın işi sebebiyle üç-dört yaşındayken Adana’dan ayrılıp Ankara’ya yerleştik. Bütün genç kızlığım Ankara’da geçti. İstanbul’a gelirken çok isyan ettim. Çünkü Ankara’da artık bir yere ait olma duygusu vardı" diyor kendini anlatırken Dolunay... Şimdi de çok değişmediğini söylüyor sohbetimizde. Çocukluktan başladığını anlatıyor bu huyunun, hálá da sürüyormuş: "Tam ’ben buralıyım’ diyorum, ama oradan kopuyorum. Hayat bana oyun oynuyor."

Aslında tek ideali resim yapmak olsa da o sırf babasına inat olsun diye seçmiş oyunculuğu, iyi ki seçmiş, iyi ki kafasının dikine gitmiş Dolunay! Şimdi o da memnun, izleyenler de... Televizyon ekranlarında "Benim Annem Bir Melek" dizisindeki Ece rolüyle bu kararın ne kadar da doğru verildiğini kanıtlıyor. Ama ah o Piraye rolü!

Kendini resim ve yazı ile ifade eden bu "asi" çocuğun yaşam çizgisini kesinleştiren biraz da hayal kırıklıkları olmuş: "17 yaşındaydım. En büyük hayal kırıklığımdı. Hayatım boyunca çok başarılı bir öğrenciydim. Akademi sınavlarını kazanamadım. Yeteneğe dair bir şeyden sınava tabi tutulup da alamamak hayatımda ciddi bir dönüm noktasıydı. Sanki tüm dünya bana karşıymış gibi geldi. İçe kapanık, okulda kendini göstermeyen çocuk, evin içinde asi ve çok çığırtkan birine dönüştü. Babamı resim yapmaya, yurtdışına gitmeye ikna edemeyince onu acıtacak bir şey yapmak istedim. Oyuncu oldum. Babam bunu bir türlü kabul edemedi."

BENİ BEN YAPAN AMERİKA’DIR

Bastırıldıkça daha da hırslanmış Dolunay. Ardından dört yıllık bir İstanbul Şehir Tiyatroları macerası olmuş. İyi oyunlar oynamış, iyi rollere çıkmış. Sınır yine önüne geçmiş. Dört-beş senede bir şehir değiştirme ve yeni bir şeyler arama takıntısı gelişmiş ve Londra’ya, oradan da Amerika’ya gitmiş: "Beni şu anki halime getiren şey, Amerika... Hayata bakışım değişti, törpülendim. Ailemin eli oraya ulaşamadı. Çok işte çalıştım. İnsanların ve kendimin ne istediğini anladım. Bir yandan da oyunculuk eğitimini sürdürdüm."

/_np/8755/6438755.jpgNiye döndü diye düşünüyorsanız, hemen söyleyelim: Koskoca bir memleket hasreti, klasik ama!

"30 yaşımda Türkiye’ye geri döndüm. Galiba o kültürü arıyorsunuz. Birileri ile geçmişten konuşamamak, birilerinin kapını çalmaması, hasta olduğun zaman birilerine şımaramamak acayip ağır gelmeye başlıyor. Gençken sorun olmuyor ama sonra bir anda aile, gelenek, kültür önem kazanıyor ve kendi topraklarıma kök salmak zorundayım noktasına geliyorsunuz. Döndükten sonra da artık hedeflerim çok netti: Ben eğitimci olacağım, iyi bir oyuncu olacağım, kalıcı bir oyuncu olacağım."

ŞÖHRET GELİP GEÇİCİ BİR ŞEY

Hiçbir zaman tam olduğunu düşünmüyor Dolunay Soysert, hep bir yanı eksik, yarım kalmış gibi. Ama o bu soruma yanıt verirken bunu ısrarla da sürdüreceğinin altını çiziyor. Çünkü bu eksikliğin onu geliştirdiğini düşünüyor: "Hemen tembelleşebilen bir yapıya sahibiz. Biz öyle yetiştirildik, ezber kültürü ile büyütülmüş çocuklarız. Çok düşünmeye, çok yapmaya, çok yaratmaya zorlanmadık. Kendimi olabildiğince ritmde ve ayakta tutmaya çalışıp, hep yeni gelişim noktaları arıyorum."

Kalıcı olanın yetenek, gerçekten işine inanç olduğunu söyleyen Dolunay Soysert "Şöhret gelip geçiyor" diyor ve ekliyor: "Bu bir çark; çarkın altında olduğunuz, üste çıktığınız veya yarıda kaldığınız oluyor. Hep tepede kalacağım zannediliyor. Halbuki çarkın yuvarlak olduğunu ve sürekli dönmekte olduğunu görmek lazım. Siz alta gireceksiniz ki, birileri yukarı çıksın."

Onun için mutluluk her şeyden önemli: "Hayat kısa. Mutluluk bu yüzden çok önemli benim için. Mutlu olmadığım ya da beni üzen şeyler eğer beni bir yere götürecekse savaşmaktan yanayım. Kurtaramayacağım durumlar için savaşmaktan yana değilim. Mesela kişileri değiştirmek buna bir örnek. Kişilerin yarattığı ve kanser olmuş durumları çözmeye uğraşmak. Her zaman için kan, kanserden iyidir. Onun tedavisi için zamanımı harcamıyorum. Kimseyi

kurtaramazsınız. Herkes kendini kurtarabilir. Herkes kendinden sorumludur. Karar verene tabii ki el atarsınız ve onu yakalarsınız, ama ’Hayır ben burada duracağım’ diyen adama ’Hayır burası daha güzel, gel’ diyerek ikna edemezsiniz. ’İş, evliliğim, hayatımın en önemli şeyleri’ gibi laflara inanmıyorum. Benim için ’Mutluluk’ hayatımın en önemli şeyi! Bu, bana evliliğimden geliyorsa evliliğimdir, işimden geliyorsa işimdendir. Hepsinden geliyorsa ne ala, hepsindendir. Hangisi olursa olsun bir gün beni mutsuz etmeye başlarsa hiç acımam bırakırım. Hiçbir zaman arkamda bıraktığım şeylere üzülmedim. Beni üzüyorsa, ben artık sevdiğim Dolunay olamıyorsam, giderim."

HER YAŞAMA DALABİLME İMKANIM VAR

Bu sözleri söylerken ruhundaki "isyan"ın hálá dinmediğini biraz hissediyorum. Yanılıyor muyum, bilmiyorum. Belki biraz da bu isyankarlık onu mesleğinde başarılı kılan. Komedide kahkaha attırıyor, dramda ağlatıyor. Çünkü oyunculuk sayesinde pek çok insan oluyor. Ama o en çok Dolunay’ı seviyor.

"Aslında o bahsettiğim merakın devamı. İşte o camların içerisinden bakıp da merak etme... Belki o hayatları göremediğim için hayatları canlandırmaya çalışıyorum ya da parçası olmaya çalışıyorum. Ne kadar çok insan olursam o kadar çok hayata ziyaretçi olmuş oluyorum ve hiçbir meslekte böyle bir imkan yok. Bizim ömrümüz boyunca süren bir evcilik oyunumuz var, bir de üstüne para alıyoruz. "

Eşim ve ben tartışmayı seven ateşli insanlarız

/_np/3164/6443164.jpgHayatında çok önemli bir yeri olduğunu söylediği Piraye karakterinden de "Acılarla çok dingin olunabildiğini" öğrenmiş.

Dolunay’ın eşi de kendisi gibi oyuncu olan Sinan Tuzcuoğlu... "Eşinizle ilişkiniz nasıl, egolar çatışıyor mu?" diye sorduğumda şu yanıtı veriyor:

"İtişen ve birbirimizi kıran bir tartışma sistemimiz yok. Sadece tartışmayı seven ateşli insanlarız ikimiz de. İlişkimizin bu dinamiğini çok seviyorum. Yani benimle konuşan bir eşim var. Ego çatışmamız? Zaten birimiz kadın, birimiz erkek. Makul olan insanlar bu konuda ego çatışması yapmazlar. Biz çok film izleriz. Kendimizi bu konuda bir çizgide tutmaya çalışıyoruz. Sinema kültürümüzü beraber geliştirmeye özen gösteriyoruz. Sosyal bir ikiliyiz. Arkadaşlarımızla birlikte olmayı seviyoruz. Popülerite mi, hayır!",kaynak,hürriyet



 
Sep
19
    
Özel Arama
Onları hiç böyle görmediniz

Ekim ayı boyunca İstinye Park’ta sergilenecek olan "Rowenta ile Pembe Hayat" sergisinde kullanılanacak fotoğraflar, sanatseverlerlerle buluşmadan önce Hafta Sonu dergisinin sayfalarında yer aldı.
Tuba Büyüküstün, Ceyda Düvenci, İpek Tenolcay, Sinem Güven, Burcu Kara, Hülya Koçyiğit gibi ünlü isimler Meme Vakfı’nın düzenlediği kampanya için çarpıcı pozlar verdiler.
Kanal D’de yayımlandığı günden beri büyük beğeni toplayan ve reyting rekorları kıran "Asi" dizisinin güzel yıldızı Tuba Büyüküstün, meme kanseriyle mücadele çalışmalarına destek vermek amacıyla objektif karşısına geçti. "Asi"deki rolüyle büyük beğeni toplayan Büyüküstün, Arap ülkelerinde de çok seviliyor. O kadar ki "Ihlamurlar Altında" dizisindeki rol arkadaşı Bülent İnal ile birlikte bir Arap filminde başrol bile oynayacak.
BENNU GEREDE FOTOĞRAFLADI
Aralarında Yeşilçam’ın unutulmaz ismi Hülya Koçyiğit, oyuncu Ceyda Düvenci, manken-oyuncu İpek Tenolcay, manken Sinem Güven, oyuncu Burcu Kara gibi isimlerin de bulunduğu proje için çarpıcı pozlar vermeyi kabul eden Büyüküstün’ü Bennu Gerede fotoğrafladı. Tuba Büyüküstün’ün ve diğer isimlerin fotoğrafları, "Rowenta ile Pembe Hayat" sergisi adı altında ekim ayı boyunca İstinye Park’ta sergilenecek. Sergiye katılan ünlü kadınlar, göğüslerini kapatan pembe aksesuvarlarla poz verdiler. Pembe kurdele, pembe kelebek, pembe fular gibi değişik aksesuvarlarla meme sağlığına dikkat çekmeye çalıştılar. Bu ünlü kadınlar aynı zamanda Meme Vakfı’nın devam etmekte olan projelerini anlatarak önemli bilgilere de dikkat çekecekler. Televizyon, sinema, basın ve müzik dünyasının sevilen tüm bu isimleri, meme kanseri nedeniyle kendi hayatlarından gerçek hikayeler de anlatacaklar.,,kaynak,hürriyet


 
Sep
18
    
Özel Arama
Orhan SAAT/İSTANBUL
 
 


GÖZTEPE Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, 2.5 yıl önce 5 bebeğin şüpheli ölümü üzerine başlatılan soruşturma tamamlandı. Savcı Salih Yıldırım, iddianamesinde, Adli Tıp Kurumu’ndan gelen raporlar doğrultusunda, "ölümlerden yenidoğan ünitesindeki sağlık personelinin kusuru bulunduğunu" belirterek "taksirle birden fazla bebeğin ölümüne sebebiyet vermek suçlarından" yargılanmaları gerektiği görüşüne yer verdi.

Kadıköy Kaymakamlığı, dosyayı yetkili mülki amir olan İstanbul Valiliği’ne sevk etti. Valiliğin izin vermesi halinde bebek ölümlerinin gerçekleştiği tarihlerde hastanenin yenidoğan ünitesinde görevli bulunan sağlık personeli, 3 yıldan 15’er yıla kadar hapis cezası istemiyle ağır ceza mahkemesinde yargılanacak.,kaynak,hürriyet


 
Sep
18
    
ays1938 | 18 Eylül 2008 12:19 | 0 fav | etiket: , ,  
Özel Arama


 
Sep
07
    
ays1938 | 07 Eylül 2008 12:31 | 0 fav | etiket: , , , , , , , , ,  
Özel Arama



 
Sep
07
    
Özel Arama
yastık ile bebek battaniyesi yastık ile bebek battaniyesi.9 yastık ile bebek battaniyesi.8 yastık ile bebek battaniyesi.7 yastık ile bebek battaniyesi.6 yastık ile bebek battaniyesi.5 yastık ile bebek battaniyesi.4 yastık ile bebek battaniyesi.3 yastık ile bebek battaniyesi.2 yastık ile bebek battaniyesi.1

yastık ile bebek battaniyesi.9

 

 

 

 

 

 

 

 

 

yastık ile bebek battaniyesi.7

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

yastık ile bebek battaniyesi.4

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

yastık ile bebek battaniyesi.3

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

www.maggiescrochet.com dan alınmışdır.



 
Sep
07
    
Özel Arama


 
Sep
07
    
Özel Arama

 



 
Aug
19
    
ays1938 | 19 Ağustos 2008 12:38 | 0 fav | etiket: , , , ,  
Özel Arama

Kış daha gelmeden çocuklarınız için güzel el örgüsü şapka örnekleri... Beğenize sunuyoruz...